Tenimde akşamın tuzlu rüzgârı hâlâ duruyor; Konyaaltı Sahili’nden içeri süzülen ışık, çıplak omzumda yavaşça kayıyor, adımlarım çıplak ayakla halının üzerinde neredeyse hiç ses vermiyor. Uzun bir günün ardından sırtımdaki gerginlik hâlâ sıcak, kaslarım yorgun ve davetkâr; bakışlarım aynada kendi vücuduma takılıyor, dolgun kalçalarımın kıvrımı, dar belimin altında beliren yumuşak gölgeler, her nefeste biraz daha ağırlaşıyor.
Bu yorgunlukta acele istemiyorum; Akdeniz Üniversitesi’nin önünden geçen otobüsün sesi hâlâ kulaklarımda, Cumhuriyet Meydanı’ndan yükselen ışıklar hâlâ gözlerimi kamaştırıyor. MarkAntalya’nın neonları uzak bir ritim gibi çarpıyor, Terracity’nin camları ise gecenin karanlığını yansıtıyor. Ben o ritmi içimde hissediyorum; uzun bacaklarımın arasında kıpırdanan sıcaklık, yavaşça nemlenen dudaklarım, her nefeste biraz daha genişleyen istek…
Şimdi kapım aralık, ışık loş, yastıklar dağılmış, parfümüm hâlâ tenimde. Gel, uzun gününü burada bırak; bak, yatağım seni bekliyor.
- Yaş: 24
- Semt: Konyaaltı
- Boy: 168
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans
